"Beyaz ve Mavi Yaka Tanımlamalarını Hiç Doğru Bulmuyorum."

50 yıllık mesleki yaşamında özveriyi ve disiplini benimseyen torna ustası Necdet Sayar, uzun meslek yaşamı hakkındaki detayları bizlerle paylaştı. “Eğer alanınıza hakimseniz çözülemeyecek problem yoktur. Çoğu zaman kendimi “Sen bu işi çözersin.” derken buluyorum.” diyen, çalışmanın kutsallığına inanan ve sahip olduğu deneyimini genç meslektaşlarına aktararak onlara mentorluk yapan Necdet Ustamız, geçmişten gelen bilgi birikimini güncel teknolojisiyle buluşturuyor.

“Kendine usta diyebilmen için; önce ustanı geçeceksin, sonra seni geçecek bir öğrenci yetiştireceksin.” anlayışını savunan “Bir fikir sunmak ve kendi tecrübelerimden yola çıkarak çözüm yolları üretebilmek yaptığım işe olan bağlılığımı artırıyor.” diyen ustamızın hikayesini merakla dinledik.
Beyaz yaka mavi yaka tanımlamalarına hiç de sıcak bakmayan, heyecan ve gururu bir arada yaşayan torna ustamız Necdet Sayar söyledi, biz de yazdık.


Kendinizden bahsedebilir misiniz?
1959 yılında İzmit’te doğdum. Annem ev hanımıydı. Babam ise fabrikada çalışıyordu. Dört kardeşiz ve ben ailenin ikinci çocuğuyum. Eşimle 36 yıl önce evlendim. Mutlu bir birlikteliğimiz ve iki evladımız var.


Meslek hayatınızdan bahsedebilir misiniz?
Öncelikte bu mesleğe beni ailem yönlendirdi. Babam sanayide tornacı olarak çalışıyordu. Bu nedenle küçüklüğümden beri bu alana ilgi duyuyordum. 15 yaşından itibaren hem sanat okuluna devam ettim hem de babamla birlikte tornacı olarak çalıştım.


Hangi okuldan mezun oldunuz, eğitim yaşamınızdan söz edebilir misiniz?
İlk ve orta öğrenimimi tamamladıktan sonra İzmit Endüstri Meslek Lisesine başladım ve tesviye bölümünden mezun oldum. Ardından Ankara Üniversitesini kazandım. Ancak o dönemin koşulları nedeniyle üniversiteye gidemedim.


Eğitim hayatınızdan sonra iş yaşamanız nasıl ilerlerdi?
Çocukluktan beri bu işin içinde olduğum için çoğu konuya hakimdim ve el becerim vardı. Kendimi geliştirdikten ve işi öğrenmeye başladıktan sonra AEG firmasında çalışmaya başladım. Monforts CNC torna ile ilk kez orada tanıştım. AEG’den ayrılınca kendime ait bir atölye kurdum. Burada da sürekli olarak manuel iş yaptım. Son birkaç yıldır ise HKTM bünyesinde çalışıyorum. Geriye dönüp baktığımda 50 yıldır bu işi yapıyorum. Zamanın böylesine hızlı akıp geçmesine hayret etmiyor değilim.  


Mesleğinizin en sevdiğiniz yanı nedir?
Bir fikir sunmak ve kendi tecrübelerimden yola çıkarak çözüm yolları üretebilmek yaptığım işe olan bağlılığımı arttırıyor.
İşe yeni başlayan gençler alışma sürecindeyken parçalar üzerinde çok fazla hata yapabiliyorlar. Bizim işimiz hatayı kaldırabilecek bir iş değildir. Hassas işler yapıyoruz; konik işliyoruz, kaplinlerle uğraşıyoruz.
Ürünü doğru bir şekilde ortaya koyabilmek için kullandığın tezgâhın dilini bilmek ve onu benimsemek gerekir. Deneyimlerimi gençlerle paylaşmanın ve onlara yol göstermenin işimin en sevdiğim yanlarından biri olduğunu söyleyebilirim.


Günümüzde teknoloji hızla ilerliyor. Bu durum işleri kolay hale mi getiriyor yoksa daha da karmaşık bir hal mi alıyor?
Talaşlı imalat bölümümüzde teknolojik olarak en üst seviyede olan makinaları kullanıyoruz. Çoğu firmada bulunmayan özelliklerdeki makinalarla iş üretiyoruz. Bu sayede hata oranını en aza indirebiliyoruz.
Teknolojinin hızla ilerlemesi bizimde çalışma alanımızın gelişmesi demektir. Eğer yeni teknolojiye uyum sağlayabilirsek; bu konudaki kurslara katılıp yetkinliklerimizi genişletirsek, doğru kararlar almamız kolaylaşır ve yeni dünyaya uyum sağlamış oluruz.


Deneyimleriniz sonucunda mesleğinizle alakalı bize verebileceğiniz püf noktalar nelerdir?
Yetenek ve bakış açısıyla beraber yaptığın işle alakalı fikir üretebiliyorsun. Örneğin; bazı kalemlerde tezgahındaki uçları değiştirmelisin. Kullanılan malzemelerin içeriklerinin birbirinden farklı olduğunu bilmelisin. Kestamit malzemenin kullanılacağı yerde poliamit kullanmamalısın. Veya teflona rulman bilye işleyemezsin. Bunları elbette zamanla tecrübe ederek kazanabilirsiniz. 


Mesleğinizin en önemli prensipleri nelerdir?
Sorumluluk sahibi ve özverili olmak, çalışma alanını tertipli tutmak ve en önemlisi çalıştığın firmaya fayda sağlama bilincinde olmaktır.


Çözümü mümkün olmayan problemler oluyor mu? Zor bir problem karşısında neler yapıyorsunuz?
Eğer alanınıza hakimseniz çözülemeyecek problem yoktur. Çoğu zaman kendimi “Sen bu işi çözersin.” derken buluyorum.  


Bu alanda çalışmak isteyen gençlere vereceğiniz bir mesaj var mı?
Gençlere verebileceğim en büyük tavsiye meslek hayatlarında ilerlerken sabırlı olmaları ve neyi istediklerini kesinleştirmeleridir. Kendilerini sürekli yenileyip bilgilerini güncel tutmaları ve her türlü değişikliğe, olası probleme karşı hazırlıklı olmalarıdır.


Son olarak neler eklemek istersiniz? 
Hayatımız boyunca önceliğimiz her zaman için başladığımız işi bitirmek olsun. Hata olasılığını ortadan kaldırmak için başladığınız işi başkasına devretmeden bitirmeye çalışın. Mesleki deneyimlerimi paylaşma imkânı sağladığınız için sizlere de ayrıca teşekkür ederim.

Çerez Politikası
Gizlilik ve Çerezler: Bu sitede çerez kullanılmaktadır. Bu web sitesini kullanmaya devam ederek bunların kullanımını kabul edersiniz. Çerezlerin nasıl kontrol edileceği dahil, daha fazla bilgi edinmek için buraya bakın:

Devamı